Yazılar
Yorumlar

Faccia a Faccia, 1967 yılında Sergio Leone tarafından çekilen bir spagetti western filmi. Filmin müziklerini, Sergio Leone filmlerinin mütemmim cüzü Ennio Morricone yapmış. Ennio Morricone, film müziği denilince akla gelen belli başlı isimlerden. Yaptığı müzikleri western filmlerinden bizim Cüneyt Arkın filmlerine kadar her yerde duyduk, dinledik. İyi, Kötü, Çirkin filmini bilmeyen, film müziklerine ıslığıyla eşlik etmeyen var mı?

Türkiye’de de çok popüler olan yerli üretim film müzikleri var. Son dönemde en çok tutulanların ilk sıralarında Kurtlar Vadisi’nin müzikleri gelir. Gökhan Kırdar’ın elinden çıkma bu müzikler o kadar sevildi ki, telefonlara melodi bile oldu. Kurtlar Vadisi müzikleri içinde en beğenileni Cendere’dir diye tahmin ediyorum. Beğenenlere ben de dahildim, ta ki Faccia a Faccia’yı dinleyene kadar.

Besteler benzeyebilir, esinlenme olabilir, yıllar önce dinlenip unutulan bir şey yeniymiş gibi tekrar yapılabilir, bunlar gayet normal. Ama iki farklı kültürde yaşayan iki farklı insan, farklı zamanlarda aynı müziği tıpatıp yapamaz. Yapamaz, yapamaz da nasıl olduysa artık Faccia a Faccia ve Cendere aynı. Ya bir araklama var ya da mucizevi bir tesadüf. Araklamaysa çok ayıp, tesadüfse sübhanalah!

Dinlemek isteyenler için Faccia a Faccia.

 

arab-israili
- Babam bana siz Araplar’ın kötü terörist hayvanlar olduğunuzu söyledi.

- Babam bana hiçbir şey söylemedi. Sizinkiler onu katletti.

Viva Chavez!

Kendi yapabilecekleri bir köşede öylece dururken başkalarının yaptığı şeylerle övünmek utanç verici bir durum aslında. İslam Konferansı Örgütü’nün Türkiye dâhil olmak üzere 57 üyesi var. Yani halkı Müslüman olan 57 ülke var denilebilir. Peki, bu ülkelerin, bağlı oldukları İslam Konferansı’nın dünya siyasetine etkisi nedir? Bu sorunun cevabını İsrail’in Gazze katliamına bakarak cevaplayabiliriz: SIFIR! Kokuşmuş siyasetleri, gözünü dünya bürümüş emir kulu sultanları, sindirilmiş halklarıyla 57 ülke “Gazze bizimdir, dokunmayın” deyip kardeşlerini koruyamıyor. Yıkımın, katliamın engellenmesinden geçtim, adamakıllı tepki gösterebilen bir ülke çıkaramadı İslam dünyası. Hatta Mısır, neredeyse İsrail’e yardımcı olacak katliamda. Çok güvenilen Ahmedinejad bile, Umudumuz Şaban’daki gibi “çok laf, az iş” düsturunu benimsemiş durumda.

chavezİsrail’ en sert tepki bu coğrafyaya çok uzak bir yerden, Venezuela’dan geldi. Hugo Chavez, yine dünyaya selamını gönderdi. : “İsrail ordusu, namertçe, kendi halkını koruduğunu iddia ederek, bitap düşmüş, masum insanlara saldırıyor. İsrail halkına sesleniyorum. Bu hükümetin karşısına çıkın ve onlara ‘ellerinizi vicdanınıza koyup çocuklarınıza bakın” deyin. Dünya bu çılgınlığı durdurmalı.” diyerek ülkesindeki İsrail büyükelçisine kapıyı gösterdi. Tüm dünya suspus oturmuş katliamı seyrederken, ne adına yapılırsa yapılsın onurlu, şerefli bir çıkış bu. Chavez, yine bizimkilerin(!) kılının kıpırdamadığı 2006 yılında da İsrail’in Filistin’de uyguladığı terör nedeniyle İsrail büyükelçisini geri çekmişti. Bu diplomatik tepkileri tabi ki çıkar ilişkilerine bağlayanlar olabilecektir. Ama ne gibi bir çıkarı olabilir, bizimkiler gibi ABD ve onun temsil ettiği değerlere biat etse zaten ikbalini garantilerdi. Dünyadaki tüm çaresizlerin, ezilenlerin sevgi ve takdirini kazanması çıkar olarak değerlendirilirse, çıkarı var tabi. (Aslında İsrail’in ortalığı birbirine katması Venezuela’nın çıkarına. Petrol fiyatlarındaki artışa ve sebeplerine dikkat edin. Venezuela’nın en büyük gelir kaynağı petrol.)

Hugo Chavez’in gösterdiği bu yürekliliği bu taraftan da misliyle beklerdik; ümmet inancının hâkim olması gereken İslam dünyasından, Arap dünyasından, Filistin topraklarının tapuları hala elinde olan Türkiye’den. Hiçbir işe yaramayan kınamalar değil de, Müslümanların tepkisinden korkan İsrail’in masum Filistinlileri katletmeye cesaret edemeyeceği bir etkinlik beklerdik.

İnsanlık onuru adına Hugo Chavez’e teşekkür ederiz.

İsrail Gazze’yi yerle bir ediyor. Kan gölcükleri var Gazze sokaklarında, parçalanmış cesetler, kameraların karşısında son nefesini verenler, ölü çocuklar… Gazze’de sadece Filistinliler değil, müslümanların ırzı, şerefi, namusu ölüyor Yahudi bombaları altında.

İçinde biraz insaf, biraz merhamet olan her insan kederlenir sedyelerdeki çocuk cesetlerini görünce. Ama dünyayı algılayışı çok beğenip hayranı oldukları Recep İvedik seviyesinde bile olmayan bazı müslümanlara göre suç Hamas’ınmış aslında. Atılan bombaların sorumlusu Hamas’mış. Hamas, İsrail otoritesini yani zilleti kabul etmeliymiş. Bu Araplar, Osmanlı’yı arkadan hançerlemişler de o yüzden bu belalar başlarına geliyormuş. Oh olsunmuş. Böyle yorumlar var haber sitelerinde. Bu yorumlar, birlikte soluk alıp verdiğimiz, aynı toplu taşıma araçlarında seyahat ettiğimiz, aynı yerde yemek yediğimiz, sohbet ettiğimiz, aynı hayatı paylaştığımız kişilerin eseri. Bir müslüman olarak sorumsuzluğundan ve sorumsuzluğunun acı sonundan utanması, yer yarılsa da içine gömülsem demesi gerekirken Osmanlı, hançer, hain Arap edebiyatıyla oh olsun diyebilecek kişiler var aramızda. Oh çekip neyi rahatlatıyorsunuz, kimden neyin intikamını alıyorsunuz, nasıl namaz kılıyorsunuz, nasıl müslümanım diyebiliyorsunuz? Bu akıl, fikir, idrakle nasıl yaşayabiliyorsunuz?